ANTİBİYOTİKLER YETERSİZ KALDIĞINDA: FAJ TEDAVİSİ NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?
08 BİYOTEKNOLOJİ VE YAŞAM BİLİMLERİ GAZETESİ EYLÜL - EKİM » 2026 www.biomedya.com
ANTİBİYOTİKLER YETERSİZ
KALDIĞINDA: FAJ TEDAVİSİ
NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?
Antibiyotik direnci
arttıkça, bakteriyel
enfeksiyonlara
karşı yalnızca yeni
antibiyotikler
geliştirmek yeterli
olmayabilir. Bu
nedenle bilim dünyası,
bakterileri hedeflemek
için farklı biyolojik
araçları yeniden
değerlendiriyor.
Bunların başında ise bakteriyofajlar, yani
bakterileri enfekte eden virüsler geliyor.
Fajlar doğada bakterilerle birlikte evrim-
leşmiş virüslerdir. İnsan hücrelerini
hedeflemek yerine belirli bakteri tür-
lerini veya suşlarını enfekte edebilirler.
Bazı fajlar bakterinin içine girdikten
sonra çoğalarak hücrenin parçalanma-
sına yol açar. Bu özellik, onları antibi-
yotiklerden tamamen farklı bir tedavi
yaklaşımı haline getiriyor.
Faj tedavisi yeni bir fikir değil. Ancak
antibiyotiklerin keşfiyle uzun süre geri
planda kalan bu yaklaşım, çok ilaca
dirençli bakterilerin yayılmasıyla yeni-
den bilimsel gündemin önemli başlık-
larından biri haline geldi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel verileri,
bu ihtiyacın neden büyüdüğünü göste-
riyor. WHO’ya göre 2023 yılında dünya
genelinde laboratuvar tarafından doğru-
lanmış yaygın bakteriyel enfeksiyonların
yaklaşık altıda biri antibiyotik tedavile-
rine dirençliydi. 2018–2023 döneminde
izlenen patojen-antibiyotik kombinas-
yonlarının yüzde 40’ından fazlasında
direnç arttı.
FAJLAR NASIL ÇALIŞIYOR?
Bakteriyofajlar bakteriye özgü moleküler
tanıma mekanizmalarına sahip. Bir faj,
yüzeyindeki yapılar aracılığıyla uygun
bir bakteriye bağlanıyor ve genetik
materyalini hücre içine aktarıyor. Litik
fajlarda bu süreç, yeni faj parçacıklarının
oluşması ve bakterinin parçalanmasıyla
sonuçlanıyor. Bu özgüllük aynı zamanda
faj tedavisinin en büyük avantajlarından
biri ve en önemli zorluklarından biri.
Bir antibiyotik, aynı anda birçok farklı
bakteri türünü etkileyebilir. Faj ise yal-
nızca belirli bakterilerde etkili olabilir.
Bu nedenle hastadan alınan bakteri
örneğinin hangi fajlara duyarlı olduğu-
nun belirlenmesi büyük önem taşıyor.
Bu durum “kişiselleştirilmiş faj tedavisi”
yaklaşımını ortaya çıkarıyor. Hastanın
enfeksiyonundan izole edilen bakteri,
farklı fajlarla laboratuvarda karşılaştırı-
lıyor ve etkili olan faj veya faj kombinas-
yonu seçiliyor. Ancak bu yaklaşım zaman
ve altyapı gerektiriyor. Özellikle yoğun
bakım gibi tedavinin geciktirilemeyeceği
ortamlarda uygun fajı bulmak, üretmek
ve kalite kontrolünden geçirmek önemli
bir lojistik sorun.
2026’DAN DIKKAT ÇEKICI BIR ÇALIŞMA
2026 yılında Critical Care dergisinde
yayımlanan küçük ölçekli bir pilot
çalışma, bu soruna farklı bir yaklaşım
getirdi. Araştırmacılar, hastanenin kendi
bölgesinde dolaşan Klebsiella pneumo-
niae suşlarına göre hazırlanmış bir faj
kokteylini, çok ilaca dirençli ventilatör
ilişkili pnömoni hastalarında test etti.
Çalışmaya 21 hasta dahil edildi ve üç
gruba ayrıldı. Yedi hastaya, izole edilen
K. pneumoniae suşuna laboratuvar
ortamında etkili olduğu gösterilen faj
kokteyli standart antibiyotiklerle birlikte
verildi. Yedi hastaya etkisiz faj kokteyli,
yedi hastaya ise yalnızca standart anti-
biyotik tedavisi uygulandı. Fajlar 14 gün
boyunca nebulizasyon yoluyla verildi.
14. günde K. pneumoniae’nin solunum
örneklerinden eradikasyonu, hedeflenen
faj tedavisi grubunda 7 hastanın 6’sında
yani yüzde 86’sında görüldü. Yalnızca
antibiyotik alan grupta bu oran 7 has-
tada 4, yani yüzde 57 oldu. Etkisiz faj
grubunda ise eradikasyon görülmedi.
Çalışmada hedeflenen faj grubunda
bakterinin daha erken temizlendiği de
bildirildi. Bununla birlikte bu sonuçları
klinik uygulama açısından genellemek
için erken. Araştırma tek merkezli, açık
Özgün sayfa görseli

Sayfa çevirerek okuTüm içerikler