KANSERİ TEK BİR HASTALIK GİBİ GÖRMEK NEDEN YETERSİZ?
04 BİYOTEKNOLOJİ VE YAŞAM BİLİMLERİ GAZETESİ EYLÜL - EKİM » 2026 www.biomedya.com
KANSERİ TEK BİR
HASTALIK GİBİ GÖRMEK
NEDEN YETERSİZ?
TEK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ
YENİ BİR HARİTA ÇIKARIYOR
Kanser uzun yıllar
boyunca tek bir tümör
kütlesi üzerinden
değerlendirildi. Oysa
bugün biliyoruz ki bir
tümör, aynı genetik
ve biyolojik özellikleri
taşıyan hücrelerden
oluşan homojen bir
yapı değil.
Aynı tümörün içinde farklı davranış
biçimlerine sahip kanser hücreleri,
bağışıklık hücreleri, destek hücreleri ve
damar yapıları bir arada bulunabiliyor.
Bu çeşitlilik, hastalığın ilerleyişinden
tedaviye verilen yanıta kadar pek çok
süreci etkiliyor.
Tek hücre dizileme teknolojilerindeki
gelişmeler, bu karmaşık yapıyı hücre
hücre incelemeyi mümkün hale geti-
riyor. Özellikle tek hücre RNA dizileme
(scRNA-seq), tümör içerisindeki hüc-
relerin hangi genleri ne düzeyde ifade
ettiğini ayrı ayrı ortaya koyuyor. Böylece
daha önce tümörün ortalaması alınarak
görülemeyen hücresel farklılıklar görü-
nür hale geliyor.
Bu yaklaşımın önemli sonuçlarından biri,
tümör içerisindeki küçük hücre grup-
larının hastalığın seyrinde orantısız
derecede büyük bir rol oynayabilece-
ğinin anlaşılması. Örneğin bir tümörün
büyük bölümünü oluşturan hücreler
tedaviye duyarlı olabilirken, sayıca
çok daha küçük bir hücre popülasyonu
tedaviye direnç, metastaz veya bağışık-
lık sisteminden kaçışla ilişkili özellikler
taşıyabilir. Geleneksel toplu analizlerde
bu küçük grupların etkisi, tümörün genel
ortalaması içerisinde kaybolabilir.
Tam da bu noktada 2026 yılında yayım-
lanan bir çalışma dikkat çekiyor. Cancer
Discovery dergisinde yayımlanan araş-
tırmada Oregon Health & Science
University araştırmacıları, tek hücre
verilerini hastaların sağkalım bilgileriyle
birlikte değerlendirmek üzere scSurvi-
val adlı bir makine öğrenmesi yaklaşımı
geliştirdi. Çalışma, tümör örneğini yal-
nızca tek bir biyolojik profil olarak ele
almak yerine, içerisindeki hücreleri bir
arada fakat farklı ağırlıklarda değerlen-
dirmeyi amaçlıyor. Araştırmacılar, mela-
noma ve karaciğer kanseri gibi kanser
türlerinden elde edilen tek hücre RNA
dizileme verileri üzerinde yöntemin per-
formansını inceledi.
Modelin dikkat çekici tarafı yalnızca
hastanın genel riskine ilişkin bir tahmin
üretmeye çalışması değil. Aynı zamanda
hangi hücre alt gruplarının sağkalımla
daha güçlü ilişki gösterdiğini belirle-
meye çalışıyor. NIH’nin araştırmaya iliş-
kin açıklamasına göre model, 150’den
fazla kanser hastasına ait klinik veri-
ler üzerinde test edildi. Bu, tek hücre
verilerinin yalnızca tümörün yapısını
tanımlamak için değil, klinik sonuçlarla
ilişkilendirilmek üzere de kullanılabile-
ceğini gösteren örneklerden biri.
HÜCRELER ARASINDAKI FARK NEDEN
ÖNEMLI?
Bir tümörün içinde yalnızca kanser hüc-
releri bulunmuyor. Tümör mikroçevresi
olarak adlandırılan yapı; T hücreleri,
makrofajlar, fibroblastlar, damar hüc-
releri ve çeşitli diğer hücrelerden olu-
şuyor. Bu hücreler birbirleriyle sürekli
iletişim halinde. Bazıları bağışıklık siste-
minin tümöre saldırmasını desteklerken
bazıları tam tersine bağışıklık yanıtını
baskılayabiliyor.
Tek hücre teknolojileri bu nedenle kan-
seri yalnızca “hangi gen mutasyona
uğramış?” sorusuyla değerlendirmek-
ten daha ileri bir noktaya taşıyor. Artık
“Bu mutasyon hangi hücrede bulunu-
yor?”, “Bu hücre tümörün neresinde?”,
“Çevresindeki hücrelerle nasıl iletişim
kuruyor?” ve “Tedavi sonrasında hangi
hücreler hayatta kalıyor?” gibi sorular
da araştırılabiliyor.
Bu yaklaşım özellikle tedavi direncini
anlamak açısından önem taşıyor. Tedavi
öncesinde tümörün küçük bir bölümünü
oluşturan dirençli hücrelerin tedavi son-
rasında baskın hale gelmesi, hastalığın
yeniden ilerlemesinin nedenlerinden
biri olabilir. Tek hücre analizleri, bu
değişimin hücresel düzeyde izlenmesine
olanak sağlayabilir.
Bir sonraki aşamada tek hücre dizileme-
nin mekânsal bilgilerle birleştirilmesi de
önem kazanıyor. Spatial transcriptomics
olarak adlandırılan teknolojiler, gen akti-
vitesinin yanı sıra hücrelerin dokudaki
konumlarını da incelemeye yardımcı
oluyor. Çünkü bir bağışıklık hücresinin
tümörün içinde bulunması ile tümör
hücrelerinden uzakta bulunması biyo-
lojik olarak aynı anlama gelmeyebilir.
YAPAY ZEKÂ BURADA NE YAPIYOR?
Tek hücre teknolojilerinin en önemli
sorunlarından biri veri miktarı. Binlerce
hatta milyonlarca hücreden elde edilen
gen ifade verileri, çok yüksek boyutlu
veri setleri oluşturuyor. Yapay zekâ ve
makine öğrenmesi yöntemleri, bu veri-
ler içerisindeki örüntüleri belirlemek
ve klinik sonuçlarla ilişkilendirmek için
kullanılabiliyor.
scSurvival çalışması bu açıdan önemli
bir örnek sunuyor. Model, tek tek hüc-
Özgün sayfa görseli

Sayfa çevirerek okuTüm içerikler