Bilim
Aldatılmak Sadece Kalp Kırıklığı Değil: Kronik Ağrı ve Travmaya Bağlı Stres Bozukluğuna Yol Açıyor
Literatüre "Aldatma Sonrası Stres Bozukluğu" (PISD) olarak geçen bu durum, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ile şaşırtıcı benzerlikler gösteriyor. İhanete uğrayan kişi, güvenli bağlanma duygusunu kaybederek sürekli bir tehlike algısına hapsoluyor; istemsizce akla gelen görüntüler (flashback), kabuslar ve yoğun öfke nöbetleri gibi ağır psikolojik tepkiler veriyor.
Güven kaybı, beyni "savaş ya da kaç" moduna sokarak kişiyi sürekli tetikte olmaya (hipervijilans) itiyor. Tekrar zarar görme korkusuyla gelişen "dedektif modu" ve partneri sürekli kontrol etme dürtüsü, bitmek bilmeyen bir anksiyete yaratıyor. Zihin, takıntılı ve tekrarlayıcı düşüncelerle meşgul olduğu için dinlenme işlevini yerine getiremiyor; bu durum ciddi uykusuzluk problemlerine yol açarak kişinin psikolojik direncini tamamen kırıyor.
Travmanın etkisi zihinle sınırlı kalmıyor; vücut bu yoğun stresi fiziksel bir tehdit olarak algılayıp aşırı kortizol salgılıyor, bu da kronik ağrılara ve kas gerginliklerine neden oluyor. Nörobiyolojik açıdan ise ihanet, dopamin ve oksitosin seviyelerini aniden düşürerek beyinde madde bağımlılarının yaşadığı ağır yoksunluk krizleriyle aynı etkiyi yaratıyor. Dolayısıyla aldatılmak, geçici bir kalp kırıklığından öte, tedavi gerektirebilen nörolojik ve fizyolojik bir hasar süreci olarak kabul ediliyor.
Kaynak: Journal of Psychology / Post-Infidelity Stress Disorder (PISD) Research & Clinical Psychology Review



