Araştırma
Dünyanın Farklı Yerlerinde Duyulan Gizemli Uğultu: Neden Bazı İnsanlar Duyarken Diğerleri Duymuyor?
Düşük frekanslı sesler, insan işitme sisteminin algılayabildiği en alt frekans bölgelerinde yer alıyor. Özellikle yaklaşık 20-200 hertz aralığındaki sesler, bazı koşullarda derin bir uğultu veya titreşim şeklinde hissedilebiliyor. Fabrikalar, elektrik sistemleri, büyük havalandırma cihazları, pompalar ve ağır makineler bu tür seslerin kaynakları arasında bulunuyor. Düşük frekanslı seslerin önemli özelliklerinden biri, bazı yapı malzemelerinden geçebilmesi ve binaların içerisinde farklı biçimlerde algılanabilmesi. Bu nedenle bir kişi evinde sürekli uğultu duyarken aynı ortamda bulunan başka biri hiçbir şey fark etmeyebilir.
Bu farklılığın arkasında bireysel işitme özellikleri de rol oynayabiliyor. İnsanların düşük frekanslara karşı duyarlılığı aynı değil ve bazı kişiler belirli sesleri diğerlerinden daha kolay algılayabiliyor. Ayrıca tinnitus olarak bilinen kulak çınlaması, her zaman tiz bir zil sesi şeklinde ortaya çıkmıyor. Bazı tinnitus türleri düşük frekanslı uğultu, motor sesi veya titreşim benzeri biçimde deneyimlenebiliyor. Bu durumda kişi dışarıda gerçek bir ses kaynağı bulunmasa bile ses algılayabiliyor. Araştırmacılar bu nedenle The Hum bildirimlerini değerlendirirken hem çevresel akustik ölçümleri hem de işitme sistemiyle ilişkili olası nedenleri dikkate alıyor.
Ancak The Hum adı altında bildirilen bütün olayların aynı kaynaktan geldiğini gösteren bilimsel kanıt bulunmuyor. Bazı bölgelerde sesin endüstriyel faaliyetlerle ilişkisi belirlenebilirken başka yerlerde kesin bir kaynak saptanamıyor. Bu durum, açıklanamayan her uğultunun bilinmeyen bir teknoloji veya gizemli küresel olaydan kaynaklandığı anlamına gelmiyor. Özellikle sürekli uğultu duyma, uyku bozukluğu veya işitme şikâyetleri yaşayan kişilerin kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmesi yararlı olabilir. Bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu temel gerçek, ses algısının yalnızca çevredeki fiziksel titreşimlere değil, insan işitme sisteminin bu titreşimleri nasıl işlediğine de bağlı olması. The Hum fenomeni, çevresel gürültü ile bireysel işitsel algı arasındaki karmaşık ilişkinin dikkat çekici örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
Kaynak: https://www.gov.uk/government/organisations/department-for-environment-food-rural-affairs?utm_



