Bilim
Beyni Olmayan Bir Canlı Öğrenebilir mi? Balçık Küfleri “Zihin” Hakkındaki Sınırlarımızı Zorluyor
2016 yılında Royal Society tarafından yayımlanan deneysel bir çalışmada Physarum polycephalum adlı balçık küfü üzerinde “habituasyon” olarak bilinen temel bir öğrenme biçimi gösterildi. Araştırmacılar organizmanın zararsız fakat başlangıçta kaçındığı bir maddeyle tekrar tekrar karşılaştığında zamanla daha az tepki verdiğini gözlemledi. Madde bir süre ortamdan kaldırıldığında ise kaçınma davranışı geri döndü. Bu sonuç, sinir sistemi olmayan bir organizmanın deneyime bağlı olarak davranışını değiştirebildiğine dair güçlü deneysel kanıtlardan biri olarak değerlendirildi.
Bitkiler de çevrelerini ışık, dokunma, kimyasallar ve diğer uyaranlar üzerinden algılayabiliyor; elektriksel ve kimyasal sinyallerle farklı dokuları arasında bilgi aktarabiliyor. Ayrıca genel anesteziklerin bazı bitki hareketlerini ve fizyolojik yanıtlarını geçici olarak baskılayabildiği biliniyor. Bazı araştırmacılar bu bulguların sinir sistemi olmadan ortaya çıkabilecek bilişsel süreçleri araştırmak için önemli olduğunu savunuyor. Ancak karşı görüşteki bilim insanları, anesteziklerin iyon kanalları, hücre zarları ve metabolik süreçler gibi çok temel biyolojik mekanizmaları birçok canlıda etkilediğini; dolayısıyla bir bitkinin anesteziye tepki vermesinin onun bilinçli olduğuna kanıt sayılamayacağını vurguluyor.
Bu nedenle bilim bugün “bitkiler ve balçık küfleri bilinçlidir” sonucuna ulaşmış değil. Asıl heyecan verici soru daha temel: Sinir sistemi ortaya çıkmadan önce canlılar bilgiyi nasıl işliyordu ve öğrenmenin en basit biyolojik biçimleri ne kadar eski? “Minimal biliş” araştırmaları, algılama, öğrenme ve problem çözmenin bazı temel bileşenlerinin karmaşık beyinlerden çok daha önce evrimleşmiş olabileceğini araştırıyor. Bilinç ise bundan çok daha zor bir soru; bir organizmanın uyaranlara tepki vermesi veya öğrenebilmesi, onun öznel bir deneyime sahip olduğunu tek başına göstermiyor. Beyinsiz canlıların bize öğrettiği şey şimdilik bilincin her yerde olduğu değil, karmaşık davranışların ortaya çıkması için her zaman bir beyne ihtiyaç olmayabileceği.
Kaynak: https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4855389/?utm_



